E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 

'Dünya Markası Olma Hedefiyle Çalışmalarımızı Sürdürüyoruz'

'Dünya Markası Olma Hedefiyle Çalışmalarımızı Sürdürüyoruz'

8 Ağustos 2019 Perşembe | SÖYLEŞİ
215. Sayı (Temmuz-Ağustos)
393 kez okundu

ISO 500 sıralamasında, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları arasında 20’inci sırada yer alan Tosyalı Holding şirketlerinden Tosçelik, aynı zamanda “Anadolu’nun En Büyük 500 Şirketi” araştırmasında da uzun yıllardır listenin zirvesini bırakmıyor. Asrın projesi TANAP’ın da ana boru tedarikçileri arasında yer alan ve proje teslimatlarını hedeflenen zamanın öncesinde tamamlayan Tosçelik’in CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Suhat Korkmaz, şirketin 2019 ve sonrası için hedefleriyle yeni projelerini paylaştı.


Tosyalı Holding olarak ve Tosçelik özelinde son 10 yıldaki girişimci, yatırımcı performansınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin global demir çelik devi Tosyalı Holding, yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirdiği yatırım hamlesiyle gücüne güç katıyor. Sektörün yassı çelik ve çelik boru alanında da lider firması olmayı sürdürüyoruz. Artan üretim gücümüzle hedefimiz, global demir çelik sektörünün lider oyuncuları arasındaki yerimizi sağlamlaştırmak.

3 farklı kıtada, 20’yi aşkın tesisle üretime ve ihracata devam eden Tosyalı Holding, sektöründe hammaddeden nihai boru üretimine kadar tek çatı altında yapılanmış tek şirket olmaya devam ediyor. Karadağ ve Cezayir başta olmak üzere yurt dışı yatırımlarını da aralıksız sürdüren grubumuzun amiral şirketlerinin başında Tosçelik var.

Tosyalı Holding’in lokomotif şirketi olarak adlandırdığımız Tosçelik, yassı çelikten boru üretimine, çelik sektörünün tüm ihtiyaçlarını üreten şirket olma başarısını sürdürüyor. Sadece boru segmentinde dakikada 5 bin metrenin üzerinde boru üretiyoruz. Bu rakamla tek başımıza Türkiye’deki diğer tüm boru üreticileri kadar üretim yaptığımızı söyleyebilirim. Türkiye’de en önemli girişimlerimizden birisi TANAP oldu. Asrın projesinde ipi göğüsleyen şirketler arasında yer aldık ve ihtiyacın büyük bir kısmını tek başımıza üstlendik.

Grup olarak sanayi yatırımlarımız devam ediyor. 2020 yılında 10 milyon ton üretime ulaşmayı amaçlıyoruz. İhracat hedefimiz ise 2023 için 1,5 milyar doların üzerinde. Yatırımlarımız, oluşturduğumuz istihdam ve Türkiye ekonomisine katkılarımız aynı hızda büyümeye devam edecek.

Tosçelik, “Anadolu’nun En Büyük 500 Şirketi” araştırmasında uzun zamandır zirvede yer alıyor. Bu başarıyı nasıl tanımlıyorsunuz?

Teknoloji, yenilik ve araştırmaya büyük önem veriyoruz. Çok büyük bir rekabetin içerisindeyiz. Burada daha iyi kalitede, daha düşük maliyetli ve zamanında teslim kriterlerini yerine getiremezseniz, zaten büyüme imkânınız da olmaz. Büyümek için her an yeni bir şeyler yapmak zorundasınız. Biz başkalarından farklı olmak zorundayız. Bu yüzden Ar-Ge bizim işimizin bir parçası ve bu bilinçle ilerliyoruz. Yatırımlarımıza hız kesmeden devam etmekteyiz. Çok güçlü bir proje grubumuz var ve neredeyse proje ihraç eden bir konuma geldik. Tüm bunların yanında markalaşma konusunda büyük ilerlemeler kaydettik. Çelik sektörüne farklı bir soluk getirdik. Bunlardan biri Japon Toyo Kohan diğeri ise Amerikan Harsco. Bu iki firmada kendi sektörlerinde lider konumda bulunuyor. Bu iki dev ortaklığı ülkemize kazandırdığımız için çok memnunuz. Artık dünyanın tanıdığı markalar oluşturmayı planlıyoruz.

Katma değer artışı için yürüttüğünüz Ar-Ge ve ürün çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Global bir oyuncu olma vizyonumuz doğrultusunda yaptığımız tüm yatırımların temelinde her zaman daha fazla “katma değerli üretim” var. Bu nedenle birkaç yıl önce Ar-Ge çalışmalarımızı tek bir çatı altında toplama kararı alarak, Osmaniye’de bölgenin en büyük Ar-Ge merkezlerinden birinin açılışını gerçekleştirdik. Üretimi, teknolojiyi, bilimi ve rekabeti esas alan anlayış ile kurulmuş olan Ar-Ge merkezimiz bugün, Türk sanayine ivme kazandıracak ve global ölçekte fark yaratacak çalışmalar gerçekleştiriyor.

Merkezimiz, farklı disiplinlerden mühendislik kadrosu ile proses ve yeni ürün geliştirme, maliyet azaltma, verimlilik, enerji yönetimi ve atık yönetimi konularında da işletmelerimize hizmet ediyor. Hali hazırda bölgedeki üniversiteler ile de iş birliklerini de sürdüren merkezde aynı zamanda patent ve endüstriyel tasarım faaliyetlerimizi de aralıksız sürdürüyoruz. 

Merkezimizin imza attığı araştırmalar sayesinde, bugüne kadar hem yeni ürün hem de var olan ürünlerimizin kalitesini artırma, verimlilik sağlama yönünde çok önemli adımlar attık. Amacımız tamamıyla ülkemizde üretilen Türk demir çeliğinin dünya piyasalarında da öne çıkması. 


Tosçelik, TANAP’ın ardından şimdi de Doğu Avrupa’nın en önemli enerji projelerinden biri olan BRUA Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’ni de üstlendi... Bu konuda değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?


Cezayir’de 500 km, Tunus’ta ise 400 km’lik doğalgaz boru hattı projelerinin ardından Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’nın (TANAP) boru ve ekipman tedarikçisi olduk. TANAP’ın ana boru tedarikçileri arasında yer almak bizim için önemli bir başarı oldu. TANAP Projesinde, toplam ihtiyacın yaklaşık üçte biri olan 1850 km uzunluğundaki hattın yaklaşık 470 km bölümünün boru tedariği tek başına Tosçelik tarafından karşılandı.

Kazandığımız son ihaleyle ise uluslararası projelerinin boru tedarikçisi unvanımızı pekiştirdik. 23 Nisan 2018 tarihinde imzalanan 127 milyon Euro'luk ihale kapsamında, 478 kilometre uzunluğundaki doğalgaz boruları ve bağlantı ekipmanlarını temin ediyoruz. Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya'yı birbirine bağlayacak olan ve bu ülkelerin baş harflerinden oluşan BRUA Doğal Gaz Boru Hattı, Bulgaristan ile Romanya'dan Avusturya'ya 1,75 milyar metreküp, 2022 yılında ikinci etap tamamlandığında ise toplam 4,4 milyar metreküp doğalgaz taşıyacak. BRUA’nın finansmanı ise Avrupa Yatırım Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından sağlanıyor.

Dünya genelindeki enerji yatırımları boru talebini nasıl etkiliyor? Firmanızın 2018 yılı performansını ve 2019 yılı sonu beklentilerini değerlendirir misiniz?


Çeliğin tüm alanlarında olduğu gibi boru üretiminde de dünyanın önde gelen şirketleri arasında yer alıyoruz. İlk boru yatırımımız 1997 yılında faaliyete geçen İskenderun Organize Sanayi Bölgesi’nde oldu. Bu tesisimizde ilk olarak ERW kaynaklı sanayi borusu ve kutu profil üretimine başlandı. Geçen sürede yatırımlarına devam eden şirketimiz; 2004 yılında Tosçelik Galvanizli Boru Üretim Tesisi’ni, 2007 yılında da Tosçelik Doğalgaz Borusu Üretimi Tesisi’ni devreye aldı. 2009 yılında, Osmaniye’de Tosçelik Spiral Boru fabrikamız, 2012 yılında ise yine Osmaniye’de ERW tesislerimiz üretime başladı. Bu yatırımlarımızla da üretim matrisine sanayi borusu, su ve gaz boruları, API standartlarına uygun doğalgaz ve hat boruları, API standartlarına uygun petrol sondaj muhafaza boruları ve kare, dikdörtgen, özel kesitli profilleri eklendi.

Yurt içinde ve başta Avrupa ülkeleri, Afrika ve diğer Ortadoğu ülkeleri olmak üzere yurtdışına hizmet veren şirketimiz üretim matrisine EPOXY, PE ve PU kaplı borular, hassas ve mekanik borular, basınç amaçlı borular, ısıl işlem görmüş boru ve profilleri de ekleyerek daha geniş yelpazede sektöre hizmet sunuyor. Bildiğiniz gibi son yıllarda sadece ülkemizde değil, dünyanın birçok yerinde devam eden altyapı ve enerji yatırımları boru tüketimini ve talebini ciddi biçimde artırdı. Biz de Türkiye’de devam eden altyapı ve enerji yatırımlarının ciddi bir tedarikçisi haline geldik. Bu nedenle her yıl hem yurtiçi satışlarımız hem de ihracatımız istikrarlı bir büyüme içinde.

Boru sektörüne yönelik son dönemdeki en önemli yatırımımız Cezayir’de üçüncü fazının da üretime geçtiği Tosyalı Algerie oldu. 2018 yılı sonunda devreye aldığımız pelet ve DRI tesisimizle birlikte bu ülkede yaklaşık 6 milyar dolarlık yatırımımızın önemli bir kısmını tamamlamış olduk. Bu yatırım içinde bölgenin önemli bir ihtiyacına yanıt verecek olan spiral boru fabrikamız da bulunuyor.

Sizce bugün çelik sektörünün en büyük sorunu nedir?

Global ölçekte sektörün en önemli sorunu 500 milyon tonu aşan kapasite fazlası. Sektördeki arz-talep dengelerini ve fiyatlama davranışlarını önemli derecede etkileyen atıl kapasiteye ek olarak dünya genelinde yaygın olan entegre tesislerin yoğun şekilde hammadde tedarik ettikleri ülkelerin hammadde üretim stratejileri ve buna bağlı olarak hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar sektöre etki eden bir diğer önemli unsur.

İhracatınızla ilgili genel bir değerlendirme yapabilir misiniz? 2019'a dair ihracat hedefiniz nedir? İhracatınızda daha çok hangi ülkeler öne çıkıyor?

Bildiğiniz gibi Türkiye’nin çelik ihracatı, uluslararası ticari engellere karşın 2018 yılında miktar ve rakam bazında ciddi bir artış gösterdi. Çelik İhracatçıları Birliği tarafından açıklanan 2018 yılı ihracat verilerine göre; Türkiye'nin miktar bazındaki çelik ihracatı 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 20,8 artışla 21,4 milyon tona yükseldi. Değer bazındaki ihracat ise yüzde 36,1 artışla 15,6 milyar dolara ulaştı. İhracat rakamları içinde de inşaat çeliğinin ardından yassı sıcak ve dikişli boru ihracatı ilk sıraları paylaştı. Bizim de ihracat rakamlarımız ülkemizin toplam ihracatıyla paralel bir büyüme içinde. Özellikle son yıllarda artan uluslararası projelerimiz nedeniyle boru ihracatımız çift haneli olarak artıyor. En yoğun ihracat yapılan bölgeler ise Avrupa Birliği, Ortadoğu ülkeleri ve Kuzey Amerika şeklinde sıralayabiliriz.

2019 ve sonrası için yeni hedefleriniz ve büyüme beklentiniz nedir?

Ülkemizin 2023 hedefleri doğrultusunda bir dünya markası olma hedefiyle çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bugün başlattığımız ve proje aşamasında olan tüm yatırımlarımızı devreye aldığımızda, sektörümüzde dünyanın hatırı sayılır üreticilerinden biri olacağız.

10 yıllık dönemde sektörün performansını nasıl görüyorsunuz?

Dünyadaki toplam demir çelik üretim kapasitesi 2.25 milyar ton, kullanılan kapasite ise 1.7 milyar ton. Türkiye, dünya sıralamasında 8’inci sırada. Çin hariç, sıralamada önümüzde olan ülkeler kapasitelerini artıramıyor. Demir çelik yatırımı zor yatırımdır. Çin çelik üretiminde birinci. Kapasitesi 1 milyar ton. Orantısız bir rekabetle karşı karşıyayız. Türkiye’de aslında çelik kapasitesine ihtiyaç yok. Dönüşüme ihtiyaç var. Demir çelik dünyada bütün ülkelerin kalkınmasının motoru konumunda. Modernleşmek, rekabet edebilmek için Türkiye’nin katma değerli ürünler üretmesi gerekiyor. Önümüzdeki dönemde teknoloji rekabet açısından çok önemli bir güç olacak sektörde.


 


İlginizi çekebilir...

"Yüksek Üretim ve İhracat Kapasitemizi Güçlendiren Yatırımlar Yapıyoruz"

Termo Teknik'teki son gelişmeler hakkında dergimize bilgiler aktaran Termo Teknik Türkiye Ticari Genel Müdürü M. Emin Kasan, 'Termo Teknik ola...
18 Haziran 2019 Salı

'Türkiye'ye Enerji Veren Kadınlar Ödülü' Sahibi Kayserigaz Yönetim Sistemleri Birim Yöneticisi Işıl Akkoç

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca, enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve kamuoyunda farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen 'Türki...
11 Nisan 2019 Perşembe

Baymak Ürün Grup Müdürü Rıdvan Öksüz: 'Kombi Pazarında Yaşanacak Düşüş Bir Geçiş Süreci Olacak'

Enerji Verimliliği Direktifi ve yoğuşmalı kombi pazarındaki beklentiler konusunda dergimize değerlendirmelerde bulunan Baymak Ürün Müdürü Rıdvan Öksüz...
17 Ekim 2018 Çarşamba

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.