E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 

İpragaz Dökme Gaz Satış Grup Müdürü Kemal Güveli: "Türkiye LNG Pazarı İçin İki Yeni Açılım Mevcut"

İpragaz Dökme Gaz Satış Grup Müdürü Kemal Güveli: "Türkiye LNG Pazarı İçin İki Yeni Açılım Mevcut"

12 Aralık 2018 Çarşamba / 09:37 | SÖYLEŞİ
211. Sayı (Kasım-Aralık)
242 kez okundu

Son dönemlerde Türkiye LNG pazarında, iki yeni segmentte yeni uygulamalar duymaya başladık. Bu yeni iş modellerinden ilki; iletim boru hatları ile doğalgazın taşınamadığı ya da taşınmasının verimli olmadığı yerleşim merkezlerine doğalgaz dağıtımının gerçekleştirilebilmesi için dökme LNG’nin tercih edilmesi; ikinci ve belki de daha önemli iş modeli ise tüm dünyada da hızla büyüyen ağır ticari araçlarda yakıt olarak LNG kullanımı. Pazara yeni açılımlar getiren bu iki iş modelinde de faaliyetleri bulunan İpragaz’ın Dökme Gaz Satış Grup Müdürü Kemal Güveli ile bu iki yeni açılım ve detayları hakkında konuştuk. 

İzmit Kefken’e doğalgaz konforunu LNG ile götürdünüz. Öncelikle bu iş modelinin, getirdiği avantajları ve detaylarını anlatabilir misiniz?
Aslında gerek İpragaz gerekse de tüm sektörümüzü çatısı altında toplayan SSDGD, bu modelin uygulamaya başlanması için çok çaba sarf etti. “Biz uzmanlığımızla, altyapımızla ve tecrübemizle bu işe talibiz” diye bir süredir belirtiyorduk. Çözüm önerimiz hem iletim boru hattı çekilemeyen ya da çekilmesinin rantabl olmadığı noktalar için dağıtım firmalarına LNG formunda doğalgaz tedarik etmek hem de dağıtım bölgesi dışında olan sanayi, konut, site ve benzeri belirli yerleşim merkezlerine doğalgaz hizmetini LNG ile götürmek üzerineydi.
EPDK’nın 2017 Haziran’da Resmi Gazete’de de yayınlanan Kurul Kararı “Doğal Gaz Dağıtım Şebekesinin LNG veya CNG ile Beslenmesine ilişkin Usul ve Esaslar” ile dağıtım şirketleri için bu uygulamanın önü açıldı. 

Bu kapsamda dağıtım şirketleri bugüne kadar yaklaşık 10 ilçe için ihale yaptılar. Biz de bu ihalelerden dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden ENGIE Grup bünyesinde Kocaeli'de doğalgaz dağıtım faaliyeti gösteren İZGAZ’ın, Kefken için açtığı ihaleyi aldık. Yıllık 5,1 milyon kWh ya da diğer bir deyişle 480 bin metreküplük doğalgaz alımını içeren bu ihale kapsamında, 28 Ağustos’taki ilk teslimatımızı gerçekleştirerek çalışmaya başladık. 

Bu yeni iş alanının avantajlarını farklı perspektiflerden sıralayacak olursak bu model: tüketicilere doğalgaz kullanım konforunu hızlı bir şekilde elde etmelerine imkân sağlıyor, dağıtım şirketleri için altyapı yatırımlarında optimizasyona imkân veriyor ve LNG şirketleri için ise pazarı büyütebilecek bir fırsat olarak karşımıza çıkarıyor. Ayrıca ülke ekonomisi açısından da değerlendirildiğinde de kaynakların verimli kullanılması noktasında önemli faydalar içerdiğini söyleyebiliriz.

Bu model nasıl çalışıyor?
Doğalgazın ilçe ya da yerleşim merkezine iletim boruları ile taşınamadığı durumlarda; bu ilçe ya da yerleşim merkezinde dağıtım hatları ve abonelikler oluşturulmadan önce dağıtım şirketleri doğalgaz tedarikinin, LNG veya CNG ile mi yapılması gerektiğini etüt edip karar veriyorlar. Dağıtım bölgesine yakın bir CNG dolum tesisi bulunmuyorsa, genellikle proje LNG üzerinden tasarlanıyor. Dağıtım hatlarını besleyecek olan doğalgazın LNG’den elde edilmesi durumunda, dağıtım şebekesi tasarım basınç ve debisine uygun olarak “Satellite Plant” olarak da adlandırılan bir LNG depolama ve gazlaştırma tesisi kurulması gerekiyor. Bu tesis teknik olarak; doğalgazın sıvı olarak (LNG formunda) depolandığı kriyojenik tanklar, sıvı doğalgazı gaz formuna dönüştüren buharlaştırma sistemleri, gaz basıncını dengeleyen regülasyon sistemleri ve diğer yardımcı ekipmanlar ile otomasyon sistemlerinden oluşmaktadır. LNG terminallerinden tarafımızdan temin edilerek kamyon tankerlere doldurulan LNG, bu depolama tesislerine taşınıyor ve ihtiyaç nisbetinde burada depolanıyor, gazlaştırılarak dağıtım şebekesine enjekte ediliyor.

Genellikle bu depolama ve gazlaştırma sistemlerinin yatırım ve işletme sorumluluğunu dağıtım şirketleri üstlenmekte olup LNG tedariki için ihale yoluna gidiliyor. Dağıtım şirketlerinin düzenlediği bu ihalelerin süreleri depolama ve gazlaştırma sistemlerinin yatırımının kimin tarafından yapıldığına bağlı olarak 1 ila 5 yıl arasında değişebilmektedir.

Gerek LNG gerekse de CNG’nin boru hatlarıyla temin edilen doğalgaza kıyasla maliyetlerinin daha yüksek oldukları biliniyor. “Dağıtım şirketleri bu maliyet farkını abonelerine ve nihai tüketicilere nasıl yansıtıyorlar?” diye bir soru akla gelebilir. Buradaki uygulama da EPDK’nın usul ve esaslarında son derece açık bir şekilde düzenlenmiş durumda. Dağıtım şirketleri bu ilçe özelindeki maliyet farkını EPDK koordinasyon ve denetiminde, kullanım bedeline eklemek suretiyle doğalgaz dağıtım bölgesindeki tüm tüketicilere yansıtabiliyor ve böylelikle tüm aboneler arasında bir fiyat eşitliği sağlanıyor.

Bu modelin farkı, avantajları nelerdir?
Bu modelin sağladığı en büyük avantaj, ana boru hattı gibi oldukça önemli bir konvansiyonel altyapıya olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Doğal olarak bu noktada, çok önemli boyutlarda vakit ve para kaybını önlüyor. Bu modelin altyapı yatırımında sağladığı avantajın büyüklüğü; projesine, ilçenin uzaklığına, güzergahtaki topografyanın zorluğu gibi birçok etkene göre değişebiliyor.
Ancak sağlanan bu tasarrufu sadece dağıtım şirketlerinin ekonomisi olarak görmeyin. Aynı zamanda bu, ülke ekonomisi için de önemli. Zira; klasik ana boru hattı altyapısında, rantabl olmayan ve çok pahalı bir yatırımı toprağa gömüyorsunuz ve üstelik yeterince verimli yararlanamıyorsunuz. Oysa bu sistemle çok daha düşük bir maliyet ile doğalgaz konforunu söz konusu bu uzak ya da zorlu noktalarda halkın kullanımına sunabiliyorsunuz. 

Bununla birlikte bu modeldeki yatırım, sökülüp başka bir yerde kullanıma da müsait. Bu sistemin avantajını çok daha önemli, çok daha efektif kılıyor. Dolayısıyla hem çok daha az ve hem de farklı noktalarda tekrar kullanılabilen bir yatırımdan bahsediyoruz. 

Örneğin bizim hizmet verdiğimiz Kocaeli’ndeki işbirliğinde; önümüzdeki süreçte İZGAZ, Kefken’e iletim hattını götürüp bağlasa ve mevcut LNG tesisini buradan söküp ihtiyaç duyulan başka bir noktada tekrar kurarak hizmet verebilir. Yani bu modelde yatırımın ve tesisin yeniden kullanılabilme, değerlendirilebilme avantajı da var. 

Bölgeye doğalgaz ana boru hattı çekilmesinin verimli olmadığı yerleşim merkezlerinin yanı sıra bazen de zorlu coğrafyalar, konvansiyonel alt yapıyı imkânsız kılıyor. Kimi zaman da arazi ya da güzergahın SİT alanı olması gibi sorunlar, boru hattı kurulmasını yasal olarak da engelleyebiliyor. Bu model, tüm bunların da önüne geçiyor. Bu modelde taşıma ile tedarik söz konusu, ama sorunsuz işleyen bir sistem. 

İpragaz olarak birçok alanda olduğu gibi dökme LNG’de de öncülüklerimiz bulunuyor. Uzun yıllardır bini aşkın müşterimize Türkiye’nin her noktasına yıllardır dökme LNG taşıyoruz. LNG’de de 7/24 hizmet veren, bu kabiliyet ve tecrübeye sahip, uzman bir markayız. Türkiye enerji sektörünün 57 yıllık köklü geçmişe sahip, adı kalite ve güven ile anılan bir markasıyız. Doğal olarak LNG’nin yeni açılımı olan bu iş modelinde de yeni açılacak ihalelere de, bu uzmanlığımız, tecrübemiz ile talibiz. 

Türkiye LNG pazarı için bir diğer ve daha önemli açılım ise ağır ticari araçlarda kullanımı. İpragaz, ilk LNG’li çekicisini filosuna kattı. Bu alandaki yaklaşımınız, stratejiniz nedir?
LNG’nin ağır ticari araçlarda kullanımı, yeni bir gelişme değil. Başta yüzbinlerce LNG’li araca sahip ABD ve Çin olmak üzere dünyada kullanımı hızla yayılıyor. LNG’li araç kullanımının son dönemde en hızlı yaygınlaştığı bölge ise Avrupa oldu. Avrupa Birliği’nde ‘Mavi Koridor’ çerçevesinde her geçen gün birbiri ardına LNG ikmal istasyonları açılıyor. Avrupa’daki LNG yakıt ikmal istasyonu sayısı şimdiden 100’ü aştı, 2030 yılına kadar Avrupa genelinde 400 bin LNG’li ağır vasıtanın dolaşımda olacağı planlanıyor. ABD, Çin, Arjantin, Brezilya gibi ülkelerde, ticari araçlar için binlerce doğalgaz yakıt ikmal istasyonu hizmet veriyor. 

Biz de İpragaz olarak birkaç ay önce, doğrudan LNG ile çalışan bir çekiciyi lojistik filomuza kattık. Şu an Türkiye karayollarında LPG taşıyor. Bundan alacağımız sonuçlarla – ki olumlu olacağını öngörüyoruz – zaman içinde filomuzu LNG’li araçlarla güçlendirmeyi hedefliyoruz. 

LNG’li ağır ticari araçların dizel muadillerine göre sağladığı avantajlar neler?
Ağır ticari taşıtlarda yakıt olarak LNG kullanımı, gerçekten de önemli avantajlar sunuyor. Örneğin İpragaz filomuza kattığımız fabrika çıkışlı doğrudan LNG kullanan IVECO Stralis NP 460 çekici, mevcut yakıt fiyatlarıyla dizele göre yüzde 25’e varan çok ciddi bir oranda yakıt ekonomisi sağlıyor. 90 bin kilometre gibi uzun bakım aralığıyla bir başka benzersiz tasarruf avantajı sunan bu çekiciler, sahip oldukları çift yakıt deposu ile bin 600 kilometre menzile sahip. 

LNG’nin ağır ticari araçlarda kullanımı, ekolojik açıdan da çok önemli kazanımlar getiriyor. LNG’li araçlar, dizel yakıtlı muadillerine oranla yüzde 99 daha düşük partikül ve yüzde 90 daha az azotdioksit (NOâ‚‚) salınımı gerçekleştiriyor. Bununla birlikte biyometan kullanımına da olanak sağlayan bu araçlar, 71 desibelin altında sessiz çalışma ile gürültü kirliliğine de yol açmıyorlar.

Türkiye’de ağır ticari araçlarda LNG kullanımıyla ilgili öngörüleriniz nelerdir?
Kıtaları birleştiren stratejik coğrafi konumumuz ile birlikte Türkiye, ulusal ve uluslararası lojistik alanında çok önemli bir potansiyel içinde. Bununla birlikte karayolu ile ulaşım yani seyahat sektörü de ülkemizde çok yaygın ve güçlü bir alan. Bununla birlikte gerek lojistik gerekse seyahat sektörlerinde en büyük maliyeti ise yakıt giderleri oluşturuyor. Dolayısıyla sağladığı tüm bu ayrıcalıklarla LNG’li ağır ticari araçlar, hem başta lojistik ve ulaşım olmak üzere ağır ticari vasıtaların kullanıldığı tüm sektörlere hem de topluma rahat bir nefes aldıracak çözümler sunuyor diyebiliriz. 

Hatırlayacağınız gibi benzinli motorlarda LPG kullanımı yani otogaz da benzer avantajlar sunuyordu ve Türkiye’de önemli bir kabul gördü. Bugüne geldiğimizde Türkiye otogaz pazarı, 4.7 milyon araç ile istasyon sayısı ve tüketim miktarı ile dünyanın ilk birkaç pazarından biri konumunda. LPG’li araç sayısında dünya lideriyiz. 

Türkiye, aktif sektörlerinden lojistik ve ulaşım alanlarında da çok önemli bir araç parkına sahip. LNG’li araçların ilk yatırım maliyetlerinin biraz daha aşağıya gelmesi ile birlikte sağlanan yakut tasarrufu araç yatırım geri dönüş sürelerini kabul edilebilir ticari seviyelere çekecektir. Dolayısıyla ağır ticari araçlarda LNG’nin yakıt olarak kullanımının, ülkemizde de orta ve uzun vadede büyüyeceğini öngörüyoruz. Bu da uzun vadede Türkiye LNG pazarında; ülkemizi ilgili alanlarda dünyada ilk sıralara taşıyan bir sonuca yol açabilecektir. 

İpragaz, 1996 yılında Türkiye’nin ilk resmi ruhsatlı otogaz istasyonunu açmasından bu yana yaklaşık 5 milyar litrelik otogaz satışı gerçekleştirmiş, bugüne kadar yaklaşık 140 milyon araca yakıt ikmali yapmış, bu alanda da engin bir tecrübeye ve önemli bir uzmanlığa sahip bir marka. Keza Türkiye’de LNG pazarına da önemli katkılarda bulunmuş, öncülük yapmakta olan bir markayız. Dolayısıyla tüm bu tecrübemiz ve uzmanlığımızla; LNG pazarına yeni ve önemli bir açılım sağlayacak olan Türkiye’de ağır ticari araçlarda doğalgaz kullanımı ve gelişimi konusunda da öncü ve aktif bir rol oynayacağımızı net bir şekilde belirtmek isteriz. 


 


İlginizi çekebilir...

'Türkiye'ye Enerji Veren Kadınlar Ödülü' Sahibi Kayserigaz Yönetim Sistemleri Birim Yöneticisi Işıl Akkoç

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca, enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve kamuoyunda farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen 'Türki...
11 Nisan 2019 Perşembe / 09:26

Baymak Ürün Grup Müdürü Rıdvan Öksüz: 'Kombi Pazarında Yaşanacak Düşüş Bir Geçiş Süreci Olacak'

Enerji Verimliliği Direktifi ve yoğuşmalı kombi pazarındaki beklentiler konusunda dergimize değerlendirmelerde bulunan Baymak Ürün Müdürü Rıdvan Öksüz...
17 Ekim 2018 Çarşamba / 09:42

Göker Madencilik Altyapı İşlerinde İleri Teknolojiler İle Hizmet Veriyor

Altyapı işlerinde 1990 yılında faaliyete başlayan Göker Madencilik, 2011 yılında alt yapıda önemli rol oynayan kazısız yatay sondaj makinalarını buÌ...
18 Nisan 2018 Çarşamba / 09:37

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.