E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 

NTG Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Nesip Gönenç: "Dünya Pazarında Tanınırlığımızı Arttırmayı Hedefliyoruz"

NTG Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Nesip Gönenç: "Dünya Pazarında Tanınırlığımızı Arttırmayı Hedefliyoruz"

4 Mart 2013 Pazartesi | SÖYLEŞİ
176. Sayı (Ocak-Şubat)
1.668 kez okundu

Su ve gaz altyapı sistemlerine boru ek parça üretimi ile 2005 yılında yola çıkan NTG Plastik, 2006 yılından bu yana sektöre PE100 kalıp enjeksiyon ürünlerini sunuyor. EN, DIN, TSE kapsamında ilgili 15555-3 ve 12201-3 ana standartlarına uygun üretim ile ihracatta önemli gelişme kaydederek bugün üretiminin %65’ini ihraç edebilir konuma taşıyan şirket, dünya pazarlarında tanınırlığını arttırmayı hedefliyor. NTG Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Nesip Gönenç şirketin faaliyetlerini ve hedeflerini dergimize anlattı.

Şirketinizin kuruluşundan kısaca bahsedebilir misiniz? Kuruluşunuz boru ve ek parçaları konusunda sektöre hangi ürün grupları ile hizmet ediyor?

2005 yılında yeni bir alanda üretim yapma kararı alarak araştırmalar yaptık. Türkiye’de, özellikle polietilen bazlı boru üreticisi olmasına karşın, altyapıya yönelik plastik ek parça üretiminin çok kısıtlı, hatta ithalata dayalı olduğunu tespit ettik. Yapı sektöründeki sanayi ve pazar tecrübemiz, enjeksiyon boru ek parçaları için gerekli kalıp yapım bilgimiz ve makine parkımız, bu sektöre ve pazara rahatlıkla intibak edebileceğimizi göstermekteydi. 2006 yılında kalıp yapımına, dolayısıyla üretime küçük boyutlarda başladık. 2008 yılına geldiğimizde ise hedeflediğimiz 315 mm boyuta ulaşmıştık.

 

PE boru ek parçaları, uygulama sistemlerine göre iki ana grupta ele alınmaktadır; alın kaynak-spigot ek parçalar ve elektrofüzyon ek parçalar. İlk aşamada spigot ürünlerle başlayan üretimimiz, 2008 yılından bu yana elektrofüzyon ürünlere doğru genişledi. Beş yıl gibi kısa bir sürede, gerek ürün gamı gerekse kalitesi bakımından alanında pazarın aranan markası haline geldiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz. Başlangıçta Türkiye pazarına yönelik hedeflenen ürünlerin, aslında ihracata daha açık olduğunu tespit ettik ve hemen ilk günden ihracata başladık. Bugün itibarıyla satışlarımızın %55’i ihracat olarak, %45’i ise iç piyasaya yönelik gerçekleşmektedir.

 

Üretim faaliyetlerini yürüttüğünüz tesisleriniz yeterli mi? Geliştirmeyi düşünüyor musunuz?

Üretim faaliyetlerimizi İstanbul’da bulunan tesislerimizde yürütmekteydik ancak üretim koşullarımızı daha da geliştirmek ve daha yüksek bir kapasiteye ulaştırmak adına, bir ana üretim üssü oluşturmaya karar verdik. Bu hedefimizi Sakarya Karapürçek’te gerçekleştirdik. Çok geniş donanımlı ve yepyeni bir üretim tesisi kurduk. Şu anda 74.000 m² arazi üzerinde, 14.000 m² kapalı alanda faaliyet gösteren Sakarya Karapürçek üretim tesislerimiz, baştan sona teknolojinin son yenilikleri ile donatıldı. Arazinin 32.000 m²'sini kapsayan ormanlık alan, tesislerimize ayrı bir özellik katmaktadır. Çalışanlarımıza bu sayede pek çok sosyal imkânlar sunulmaktadır. Sakarya Karapürçek’teki yeni üretim tesislerimiz, üstün teknolojisi ve Ar-Ge laboratuarları ile NTG’yi daha da güçlendirmektedir.

 

Üretimini yaptığınız ürün gruplarının gerek üretim gerekse uygulamasında standartların, test ve kontrollerin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?

NTG’nin kuruluşundan önceki sanayiciliğimizde de kalite bizim için her zaman ön planda yer almıştır. Bu anlayış polietilen boru ek parçaları üretiminde de değişmedi. İlk ürettiğimiz ürünlerle uluslararası geçerliliğe sahip Almanya DVGW sertifikasına müracaat ettik ve bir yıl gibi kısa bir sürede, gerek TSE gerekse uluslararası ürün kalite sertifikalarımızı aldık. Gurur duyarak ifade edebileceğimiz diğer bir konu da, yine ISO 9001 yönetim kalite sistemini şirketimizin ilk yılında kurmamız ve belgeyi almamızdır.

 

“Ürünlerin teknik ve hijyen şartlarının sağlanması; sürekli kontroller, doğru ve 100% orijinal ham madde kullanılması ile mümkündür. Maalesef rakiplerin her zaman bu konuya özen göstermediklerini de görebilmekteyiz”

 

Gerek polietilen boru gerekse ürettiğimiz ek parçalar, yeraltı ana içme suyu ve doğalgaz hatlarında kullanılmaktadır. Bu ürünler normal kullanım şartlarında en az 50 yıl gibi bir ömre sahip olmak zorundadır. Söz konusu kullanım ömrü ancak ürünler için belirlenmiş uluslararası standartlara uygun üretim yapmakla sağlanabilmektedir. Kalitesinden ve geçerli standartlardan ödün vermeden üretim yapmayı kendisine ilke edinmiş olan şirketimizin karşılaştığı en önemli zorlukların başında, pazarda standart dışı ürünlerin düşük fiyatlarla satılması gelmektedir. Bu konu yalnız ithal ürünlerde değil, zaman zaman iç piyasada yapılan üretimlerde de karşımıza çıkabilmektedir. Ürünlerin teknik ve hijyen şartlarının sağlanması, sürekli kontroller, doğru ve 100% orijinal ham madde kullanılması ile mümkündür. Maalesef rakiplerin her zaman bu konuya özen göstermediklerini de görebilmekteyiz. Eksikliklerin ana nedeni, gerek kalite kuruluşlarının, özellikle TSE’nin verdiği sertifikaları  üretimde gereği gibi kontrol etmemeleri, belediye gibi kuruluşların ihalelerde yalnızca fiyata endekslenmeleri ve kaliteyi ikinci plana atmalarıdır. Bu sorunlar her gün karşılaştığımız ve mücadele ettiğimiz konuları oluşturmaktadır.

 

Bünyenizdeki Ar-Ge ve Ür-Ge konusunda hangi faaliyetleri yürütüyorsunuz? Ar-Ge departmanınızın pazara sunduğu yeni ürünler söz konusu mu?

Pazarda ayakta kalabilmek ve öncü olabilmek, her konuda olduğu gibi boru ek parçaları sektöründe de kendini yenilemekten, ürün gamını genişletmekten ve üretimin daha verimli hale getirilmesinden geçmektedir. Bu çalışmaların randımanlı olarak sadece günlük çalışmalar kapsamında yürütülmesi, doğal olarak mümkün değildir. Bu amaçla yalnızca Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarını takip etmek ve üretimle iç içe çalışmak üzere ekiplerimizi oluşturmuş durumdayız. Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında kısa ve uzun dönemli projeler ele alınmaktadır. Özellikle elektrofüzyon ek parça üretimimiz, yaptığımız Ar-Ge çalışmalarımızın bir sonucudur. Ar-Ge ekibi yeni teknoloji ve gelişmeleri takip etmek için sürekli uluslararası fuarları ziyaret etmekte ve yeni projeleri çalışma planlarına almaktadır.

 

Üretimde de özellikle bünyemizde çalışan endüstri mühendisleri daha efektif, verimli ve kârlı üretime geçebilmek için Ür-Ge çalışmaları yapmaktadır. Her çalışma bir proje olarak ele alınmakta ve sonuçları belirli dönemlerde raporlandırılarak, faydalı görülen değişiklikler üretime yansıtılmakta, pazarda dinamizmin korunması sağlanmaktadır.

 

Özelde inşaat sektörü, genelde boru ve ek parçalarının kullanıldığı tüm sektörlerde, tedarik sürecinde yeterli özenin gösterildiğine inanıyor musunuz?

Bu konuda olumlu görüş bildirmek mümkün değildir. Altyapı sektöründe çoğunlukla projeler ihalelerle taşeronlara verilmekte ve taşeronların tedarik işlemleri de kendilerine bırakılmaktadır. İhale sahibi devlet teşekkülü veya özel sektör, tabii ki belirli şartnameleri hazırlamıştır. Ancak yine de taşeronların tedariklerinde fazlaca özen göstermediği, çoğu kez karşımıza çıkan bir durumdur.

 

“Alımlarda genel olarak fiyat ön plana çıkmakta, hayati önemi olan kalite ve ürünlerin standartlara uygunluğu ikinci plana atılmaktadır. Polietilen boru ve ek parçaları daha önce belirttiğimiz gibi içme suyu ve doğal gaz hatlarında kullanılmaktadır. Kalitesizlik nedeni ile oluşabilecek en küçük bir hata kolaylıkla can ve önemli oranda mal kaybına neden olabilir”

 

Alımlarda genel olarak fiyat ön plana çıkmakta, hayati önemi olan kalite ve ürünlerin standartlara uygunluğu ikinci plana atılmaktadır. Polietilen boru ve ek parçaları daha önce belirttiğimiz gibi içme suyu ve doğal gaz hatlarında kullanılmaktadır. Altyapıda kullanılmaları nedeni ile çok uzun ömürlü olmaları beklenmektedir. Kalitesizlik nedeni ile oluşabilecek en küçük bir hata kolaylıkla can ve önemli oranda mal kaybına neden olabilir. Bu önemli konu hiçbir zaman göz ardı edilmemeli, proje sahibi özellikle devlet teşekküllerinin projelerini çok yakından ve kaliteli ürün kullanımını ön planda tutarak denetlemelidir.

 

 

Üretimini gerçekleştirdiğiniz ürünlerin uygulayıcılarının mesleki eğitimlerini yeterli buluyor musunuz, bu konuda neler yapılmalı?

Öncelikle üzerinde durmamız gereken konu, boru altyapı uygulamalarına yönelik özel bir eğitim programı veren kuruluş bulunmamasıdır. Ancak son zamanlarda özellikle büyük şehir belediyeleri, kısa dönemli kurslar açarak uygulamacı yetiştirmeye gayret etmektedir. Ancak yaptığımız araştırmalarda bu programların da çok kısa olduğu ve yeterli olmadığı görülmektedir. Öte yandan fazlaca talep olmadığı da izlenmektedir. Öncelikle bu tür eğitimlerin artırılması ve belirli bir program çerçevesinde disipline edilmesi gerekmektedir. Bu programlara katılımı teşvik etmek, ayrıca kaliteli bir proje takip etmeyi sağlamak için belediyelerin ihale şartnamelerine, proje ekibinde bulunan çalışanlarda ustalık belgesi bulunma zorunluluğunu eklemeleri gerekmektedir.

 

Uygulayıcıların eğitimi, doğal olarak projelere daha doğru ve kaliteli ürünlerin girmesini de beraberinde getirecektir. Yanlış yapılan bir yatırım, kaliteli ürün kullanımı ikinci plana atılmış bir proje ve ehliyetsiz uygulayıcıların üstlendiği bir altyapı, kısa bir süre sonra proje sahibine dolayısı ile kullanıcılara onlarca kat maliyet olarak geri dönecektir. Bu gibi muhtemel sorunların önlenmesi de ancak eğitimli uygulayıcılar, eğitimli ve deneyimli kontrolörler ile sağlanabilir.

 

“Sektörümüzde karşılaştığımız en önemli sorun ham madde teminidir. Polietilenin bir petrol türevi olması, ithalata bağımlı olmamızı gerektirmekte ve öte yandan aylık fiyat değişimleri nedeni ile uzun dönemli bağlantıların yapılmasına imkân vermemektedir”

 

Boru ve ek parçaları sektöründe gerek üretim gerekse pazar açısından ne gibi problemlerle karşılaşıyorsunuz?

Sektörümüzde karşılaştığımız en önemli sorun ham madde teminidir. Polietilenin bir petrol türevi olması ithalata bağımlı olmamızı gerektirmekte, öte yandan aylık fiyat değişimleri nedeni ile uzun dönemli bağlantıların yapılmasına imkân vermemektedir. Bu da uzun dönemli yapılmış satış bağlantılarında her zaman bir risk unsuru taşımamıza neden olmaktadır. Satın alımlarda, tedarikçi firmaların ancak kısa dönemli olarak, birkaç aylık sipariş kabul ediyor olması, üretimde muhtemel kesintileri önlemek için önemli ham madde stoğu tutulması gerekliliğini gündeme getirmektedir. Bu durum bizler için önemli bir finansal yük anlamı taşımaktadır. Sektörümüzde pazarda karşılaşılan sorunlar ise, genel olarak önceki sorularda dile getirilen kalite ve fiyat konularıdır.


 


İlginizi çekebilir...

"Yüksek Üretim ve İhracat Kapasitemizi Güçlendiren Yatırımlar Yapıyoruz"

Termo Teknik'teki son gelişmeler hakkında dergimize bilgiler aktaran Termo Teknik Türkiye Ticari Genel Müdürü M. Emin Kasan, 'Termo Teknik ola...
18 Haziran 2019 Salı

'Türkiye'ye Enerji Veren Kadınlar Ödülü' Sahibi Kayserigaz Yönetim Sistemleri Birim Yöneticisi Işıl Akkoç

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca, enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve kamuoyunda farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen 'Türki...
11 Nisan 2019 Perşembe

Baymak Ürün Grup Müdürü Rıdvan Öksüz: 'Kombi Pazarında Yaşanacak Düşüş Bir Geçiş Süreci Olacak'

Enerji Verimliliği Direktifi ve yoğuşmalı kombi pazarındaki beklentiler konusunda dergimize değerlendirmelerde bulunan Baymak Ürün Müdürü Rıdvan Öksüz...
17 Ekim 2018 Çarşamba

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.