E-Dergi Oku 
COPA

7. Pompa –Vana Kongresi’nde Düzenlenen Panellerde Sektör Sorunları Tartışıldı

7. Pompa –Vana Kongresi’nde Düzenlenen Panellerde Sektör Sorunları Tartışıldı

23 Ağustos 2011 | HABERLER
164. Sayı (TEMMUZ)
2.135 kez okundu

7. Pompa – Vana Kongresi 28-30 Nisan tarihleri arasında, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongre’de düzenlenen panellere sektörden birçok konuşmacı katıldı. POMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Hacıraifoğlu’nun, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Haluk Karadoğan ve Prof. Dr. Mete Şen’in, Alarko Carrier Genel Müdürü Önder Şahin’in, İSKİ’den Akif Kabadayı’nın, Standart Pompa Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Çelebi’nin katıldığı “Pompa ve Vana Sektörü, Sorunları-Çözüm Önerileri ve Geleceği” başlıklı panelde sektörün sorunları ve bu sorunların çözümüne ilişkin konular tartışıldı.

POMPAProf. Dr. Mete Şen paneldeki konuşmasında pompaların, vanaların, tesisat ekipmanlarının yatırım konusunda üvey evlat muamelesi gördüğünü ama bunların en kritik ekipmanlar olduğunu belirtti. Şen: “Düşünün, Fukushima santrali 6 üniteden oluşan, 7 milyar dolarlık bir yatırım. 4 tane soğutma pompası devre dışı kaldı ve bu yüzden 20 milyar dolar maddi zarar meydana geldi. Üretimden zarar ve türbin değişimi masrafı da var. Projeyi yapanlar, kullanıcılar, devlet veya özel sektör kullanıcıları bunun ciddiyetini pek anlatamıyor” dedi. 
 
“Haksız rekabetle mücadele etmeliyiz”
Yabancı pompalar ile ilgili sorunların önlenebileceğine değinen Şen, şunları söyledi: “Ben Belçika’da doktora yaparken bir İtalyan ve bir Amerikan şirketi ile beraber ortak çalıştım. Brüksel’de test yapıyorduk, Milano’da ise kongreyi. Bana kataloglar geldi ve ürünlerin puanı, 5-6 puan arttırılıyor.  Bizde bir yabancı hayranlığı var. Bu bir yere kadar olabilir ama güven konusu yurtdışından ithal mallar için de geçerli, özellikle de Çin malları için. Bu malların etiket değerine, alma değerine inanamıyorum. Dolayısıyla yabancı bir ürün ithal ettiğimizde kullanıcılar akredite bağımsız bir kuruluşla bunun güvenliğini kanıtlamak zorunda olmalı. Görüyoruz ki piyasa Çin malları ile dolu. Bu da haksız rekabet oluşturuyor. Bunu önlemek lazım”. 
 
Şen, gerek pompa gerek vanada önemli olan unsurlardan birincisinin proje, ikincisinin de döküm olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye’de en büyük sorun dökümdür. Yurtdışında döküm konusunda güç birliği yapıyorlar. Belli döküm şirketleri destekleniyor. O dökümcüyü besleyerek bütün pompa firmaları kaliteli ürün elde ediyor. Türkiye’de ise döküm fiyatlarına pompa satılıyor, haksız rekabet oluyor. Ondan sonra ‘yüzde 2 kar marjı ile çalışıyoruz’ diye ağlıyoruz. Burada yine kurumlar birbirlerine güvenerek, POMSAD’ın baskı yaparak bunu gerçekleştirmesi lazım” diye konuştu. 
 
Bu olumsuzluklara rağmen Yenilenebilir Enerji Yasası’na konulan maddeleri olumlu olarak değerlendiren Şen, enerji üretimine yönelik teknolojilerde yerli ürün kullanıldığında üretilen elektriğin kilovat/saat başına 0,5 Euro cente kadar desteklerin olduğunu ve bunun gerek vanacılar gerekse pompacılar için büyük bir avantaj sağladığını ifade etti. 
 
“Yerli ürünler tercih edilmeli”
Şen sözlerine şöyle devam etti: “Bize gelen bilgilere göre bir enerji açığı var. Ne olacağı belli, doğalgaz çevrim santrallerine dönüşler başlıyor. Hidrolik ve termik santrallere yatırımlar başladı. Bu gerek pompa gerek vana sektörü için büyük bir fırsat. Bunu değerlendirmek lazım. Şunu da görüyoruz ki  yüksek özellikli ürünler satılıp, kullanılmayan özellikler için para talep ediliyor. Mesela debi 120’den fazla değişmiyorsa değişken devirli pompanın hiçbir anlamı yok. Bu bir bilgilendirme eksikliğinden, yabancı hayranlığından kaynaklanıyor. Kullanmayacağın özelliği şartnameye koyup, fazla para verip, yerli şirketleri elimine etmeyin. Yerli ürün tercih etmek lazım yoksa batı sektörü ile aramızdaki mesafe hep aynı kalacak”. 
 
“Türkiye’de kullanılan teknolojiyi, Avrupa’da hiçbir şirket kullanmıyor”
Prof. Dr. Mete Şen’den sonra söz alan Standart Pompa Yönertim Kurulu Başkanı Şeref Çelebi ise Şen’e cevaben “Şu an Türkiye’de kullanılan teknolojiyi Avrupa’da hiçbir şirket kullanmıyor. Avrupa’daki dökümlerin yüzde 99’u Çin’den geliyor. Bizim dökümlerimiz Türkiye’de çok kaliteli dökülüyor. Bizden çok daha büyük şirketleri gezdim, onlardaki dökümleri bizim fabrikaya sokmam bile” dedi. 
 
“Planladığımız işleri yapmak için sürekli gelir kaynağı yaratmalıyız”
POMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Hacıraifoğlu, POMSAD’a üye olmayanları üye olmaya davet ederek, “Biz elbirliği yapmazsak, bu söylediğiniz işleri beceremeyiz. Bu kongreleri 3-5 kuruş kaynak yaratıp, hidrolik laboratuar ve konuşulan faaliyetleri yapabilir miyiz diye düzenliyoruz. Ama burada sadece 50 tane şirket toplayabildik, keşke 200 tane şirket olabilseydi. İlk defa fuar şirketi ile anlaşma yaptık, sürekli gelir elde edip bu söylediklerimizi planlamak için uğraşıyoruz. Nihayet POMSAD’da komisyonlar kurduk. Eğitim komisyonumuz, pazar araştırması ile ilgili neler yapabiliriz diye çalışan bir kuruluşumuz var. Bir avukatımız haksız rekabet konusunda çalışacak. Ben POMSAD’ın başkanıyım. Ayrıca Avrupa Vanacılar Derneği’nin başkanlığı görevini de yürütüyorum. Ama benim idare etmem gereken bir şirket de var. Her şey bir yere kadar. Para olacak ki kadrolar kurulacak, ona göre bir şeyler yapılacak. Şimdi, araştırma hidrolik enstitüsü kurulmalı diyoruz. Fransa’da bu işi yapan bir araştırma kuruluşu var ve 70-80 milyon dolarlık bir ciroya sahip. Makine sektöründeki her şirket nasıl ihracat yaparken, ihracatçılar birliğine cirosundan belli bir pay ayırarak para yatırıyorsa, biz de sürekli gelir kaynağı yaratmalıyız ki bu işleri yapabilelim. Başta bunları hazırlamadan bu işleri yapmak kolay değil. Diğer yandan laboratuarı kurarsınız, bir üniversitenin bu işte eli yoksa ‘POMSAD kendi üyelerini kayırıyor’ derler. Mutlaka bir üniversitenin ve devletin bu işlerde eli olması lazım. Diyelim ki bir üniversite ile kurdunuz laboratuarı, bunların içinde araştırma yapacak eğitimli elemanlar olması lazım. Bunları nasıl sağlayacaksınız? Söylenildiği kadar kolay şeyler değil. Ama yapılabilir, önce devlet bu işe bir karar verir. Sürekli bir gelir kaynağı yaratılır, biz de elimizi taşın altına koyarız. Ama bunu görmeden de olmuyor. Daha önce Devlet Su İşleri (DSİ) ile bir girişimde bulunduk, dediler ki; ‘Ankara’da bir bina var, onu veririz başka bir şeye de karışmayız’. O bina bir kere uygun mu değil mi, tam bir soru işareti. Gittik gördük. Orda devasa tesisler var. Bu tesisler için, büyük enerjiler lazım. Bizim şirketlerdeki gibi 500 kilovatlık enerji ile bu işler olmaz. Megavatlık bir şey yapmak lazım ki tesisler faaliyet göstersin.  Nasıl elektrik getireceğiz DSİ’nin o binasına, elektriği çekebilecek miyiz? Önce bunların yapılması lazım. Yapılması için de önce üye olun” diye konuştu.
 
“Şirketler kendilerini taklit edenlere karşı haklarını aramalılar”
Alarko Carrier Genel Müdürü Önder Şahin de Türkiye’de gerçekten bir gelişme olduğunu ve Avrupa hukukuna uyma çabalarının açıkça görülebileceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan 15 yıl önce bizim pompaların aynısını taklit edip sonra da piyasaya süren birine dava açtık. Bu ürünler piyasadan toplatıldı ve o zaman piyasada bir şok etkisi yaptı. Daha çok yeni, geçtiğimiz yıl bir şirketin, bizim sirkülasyon pompalarının tamamını seri olarak Çin’de aynısını yaptırtıp, burada bizim maliyetimizden ucuz fiyatla sattığını tespit ettik. Biz bunları tescil ettirirken arkadaşlarımız tasarımına ayrıntılı noktalar koyuyorlar ki bize ait olduğu belli olsun diye. Dava açtık, davayı kaybettiler ve tüm ürünlerini piyasadan toplattık. Bu konuda diğer şirketler de cesur olabilirler. Haklarını aramaları için mekanizmalar var. 50 üye toplanıyoruz, muhtelif konuları konuşuyoruz ama Türkiye’de Avrupa Birliği Uyum Yasaları çerçevesinde gelişen bir rekabet hukuku, bir rekabet kurumu ve bir rekabet kurulu var. İkisi birbirinden ayrıdır. Belki gazetelerde dikkatinizi çekmiştir, rekabet kurumu geçenlerde otomobilcilere çok büyük bir ceza verdi. Bundan önce şarapçılara çok büyük bir ceza vermişti. Ondan önce de çimentocular ceza almıştı. Ve yaklaşık 5 yıl önce bir ihbar üzerine bizi denetlediler. Bizim yetkili servis ile yaptığımız sözleşmeye vatandaşı koruyan bir maddeyi koyduğumuz için bize minimum da olsa bir ceza verdi. Cironuzun yüzde 10’nuna kadar ceza verme yetkileri var. Bu tür toplantılarda rakiplerinizin bulunduğu ortamlarda neleri konuşabiliriz, neleri konuşamazsınız? POMSAD’a bir önerim var, bütün üyelere açık rekabet kuruluna başvurduğunuz zaman bir uzman geliyor bunları size süratle anlatıyor. Bunun bilinmesinde ve buna göre davranılmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda herkesin haklarını koruyabilmesi için çok yön gösterici, aydınlatıcı olmaktadır”. 

 


İlginizi çekebilir...

İGDAŞ'a Social Media Awards Turkey'den Bronz Ödül!

SMAT2020'de, 'Enerji Sektörü' kategorisinde Bronz Ödül'ün sahibi İGDAŞ oldu....
23 Ekim 2020

Bursagaz, Uludağ'ı Doğalgazla Buluşturdu

Bursagaz, kış turizminin önemli merkezi Uludağ'ı doğal gazla buluşturdu ...
22 Ekim 2020

Chillventa eSpecial Başarıyla Tamamlandı

Uluslararası soğutma, klima, havalandırma ve ısı pompası sektörü etkileyici sunumlar, yeni ürünler ve yoğun etkileşimlerle dolu üç günü tamamladı....
20 Ekim 2020

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • Yangın ve Güvenlik
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2020 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.